0
Film İncelemesi • Yönetmen: Aamir Khan (2007)

Her Çocuk Özeldir (Taare Zameen Par)

Dram / Aile / Eğitim (2s 45dk)

Ana Sayfa › Öneriler › Her Çocuk Özeldir (Taare Zameen Par)

“HER ÇOCUK ÖZELDİR” FİLMİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Filme ilişkin genel anlamda ilk söyleyebileceğim etkileyici ve öğretici olduğudur. Ayrıca duygusal anlara sıklıkla yer verilmiş olsa da bu durum izlerken rahatsız edici değildir. 2 saat 45 dakika olmasına rağmen bir solukta izlediğim bir filmdi.

İzlerken ilk aklıma gelen bir çocuğun baktığı tüm harflerin ve rakamların dans ediyor oluşunu görmesi ve bununla yaşamaya çalışması çok zor bir durum olmalı. Ve sadece bununla baş etmeye çalışmıyor, üstüne üstlük kimsenin kendini anlamadığı ve dışladığı bir ortamda yaşıyor.

Müziğinde bile bir mesaj kaygısı olan, sistem, düzen diyerek hayatımızın merkezine koymuş olduğumuz öğeleri eleştirmektedir. Benim de kişisel olarak katıldığım bir eleştiridir. Yaşamlarımızda boyunca en başta kendi hayatımız ve ardından etrafımızdaki her şeyi kurallar silsilesine bağlayan, doğru ve yanlış diye kategorize eden bir toplum olduk. Farklılıklara tahammül edemez olduk, her şeyin benzer olmasını hatta aynılaşmasını ister olduk. Bizim uymak için uğraştığımız ve etrafımızdan da bekler olduğumuz kurallar, çocuklar için bazen fazla olabilmektedir. Sonuçta onlar henüz sadece birer çocuk…

Ayrıca filmi düşününce dikkatimi çeken noktalardan biri de resim öğretmeninin çocuğun önünde diz çökerek konuşuyor oluşuydu. Bu çocuğu ne kadar önemsediği ona saygı duyduğu mesajını vermek adına önemli bir harekettir. Keza günümüzde yetişkin-çocuk iletişiminde davranışların dikkat edilmesi gereken püf noktaları hakkında bilinirlik düzeyi artmış görünmektedir.

Bir çocuğu kimse anlamaya çalışmazsa, neye ihtiyacı olduğunu sormazsa o çocuk için hayat nasıl devam eder? Yetişkin, bir çocuktan kendi yapabildiklerini ölçüt olarak kabul edip davranışlar sergilemesini beklerse bu ne kadar adildir? Sonuçta bir insanın tüm yaşamını ele alacak olursak yaptığı ya da yapabileceği davranışlar başta gelişimsel özellikleri olmak üzere birçok değişkenden etkilenir. O halde bir çocuktan diğer çocuklarla şartları, becerileri ve ilgileri birebir aynı olmadığına göre aynı hızda bir öğrenme de beklenmemelidir. Her çocuğun öğrenme hızı farklıdır. Çocuğa ihtiyaç duyduğu yardım ve destek sağlandığında çocuğun öğrenmesinde olumlu sonuçlar doğuracaktır. Filmde de kullanıldığı gibi birçok duyuya yönelik öğretim yöntemleri kullanılması önemlidir. Bu sadece disleksi alanında öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar için değil, tüm çocuklar için çocukların bireysel ihtiyaçları doğrultusunda bu tür farklı öğretim yöntemleri kullanılmalıdır.

Anne babalar, öğretmenler, ilgisiz ve umutsuz ise çocuk zaten artık bir şeyler yapmaya çalışmaktan vazgeçecektir. Çünkü ona inanan biri yoktur. İnanmak ve emek vermek bizi sonuca direkt götürmez ama sonuca giden yolda bize hız kazandıracaktır. Sosyal destek unsuru bireyin yaşamında azımsanamayacak kadar büyük bir önemi sahiptir.

Hayatımız boyunca bir sürü insan tanırız, bazıları uzun süre bazılarıysa daha kısa hayatımızda kalırlar. Tüm bu insanların içlerinde öyle bir grup insan vardır ki aslında onlar bizi biz yapanlardır. Bu insanlar olumlu ya da olumsuz derin izler bırakırlar. İşte filmde de bir öğretmen, bir öğrencisinin hayatında sadece inanarak ve emek harcayarak büyük değişimlerin gerçekleşmesini sağlamıştır.

Beş parmağın beşi de bir değil ki çocukların hepsi aynı olsun. Çocuklarımız büyürken karşılaştığımız olumsuzluklar olabilir, bunlar umutsuz olmamızı gerektirmez. Doğru yöntemler ve müdahalelerle olumsuzluklarla baş edilebilir. En önemlisi sevgi iyileştirir. Aslında her çocuk küçük bir mucize, bir dünya… Her bir çocuğu fark etmek ve keşfetmek gerek.