FİLM ELEŞTİRİSİ
We Need to Talk About Kevin
“Kevin Hakkında Konuşmalıyız” 2011 yapımı Lynne Ramsey filmi. Aile, annelik, babalık kavramlarını çaresizlik, yalnızlık, suçluluk, pişmanlık ve şiddet temaları ile işleyen bir film olduğunu görüyoruz. Film boyunca çocuğuyla bağ kurma konusunda problem yaşayan bir anne ile sorunlu olduğu düşünülen bir çocuk arasındaki ilişki ön planda olsa da bu film bundan daha fazlası… Aile nedir, “annelik” bebek sahibi olunduğu an otomatik olarak gelişen bir his/beceri midir, bazı çocuklar doğuştan problemli mi doğarlar, kişiliğin oluşmasında ailenin payı ne kadardır, “babanın” çocuğun kişiliğindeki yeri ve önemi nedir gibi soruları derinlemesine ve oldukça tarafsız ve akıcı işleyen bir film.
Psikopatolojiye müthiş bir bakışı bulunan film, hikayeyi tek yönlü anlatmamasıyla da dikkat çekici bir yapım. Kevin karakterinin büyürken annesine söylediği “Bir şeye alışmak onu sevdiğini göstermez. Sen bana alıştın.” cümlesi birbirlerine olan bağlılıklarını da simgeler niteliktedir.
Birçok psikoloji kuramı bize erken dönem yaşantılarımız ve bakım veren kişilerin tutumlarının kişiliğimiz üzerinde oldukça kalıcı etkiler bırakabildiğini göstermektedir. Hem Türkiye’de hem de dünyanın birçok ülkesinde bakım verme işinin birincil olarak anneye atfedildiği kültürel bir gerçek ne yazık ki… Ancak bunun ötesinde “Bakım veren” kavramı, anne dışında, baba, anneanne, dede, hala, teyze, bakıcı, dadı ya da herhangi bir kan bağı olmayan bir yabancı da olabilmektedir. Burada önemli olan odak noktası, çocuk ve “bakım veren” arasında kurulan ilişki ve “BAĞ”dır. İnsan psikolojisi ve kişiliğin inşa sürecinde temel konulardan biri olan Bağlanma (Attachment), bebeklikte ilk bakım veren ile gerçekleşen “temas” ve kurulan bağ ile başlayarak çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik hallerini şekillendiren ve yaşamımıza yön veren bir olgudur.