0
27.03.2020 • Psikolojik Danışman Gökben Gökçeer

Merak duygusunun yönetimi

Ana Sayfa › Blog Yazıları › Merak duygusunun yönetimi
Merak duygusunun yönetimi

Merak Duygusunun Yönetimi

Kariyer merakı; keşifler yapabilmek için mesleklere karşı ilgili olmadır. NEDİR NE DEĞİLDİR?

Kariyer merakı; keşifler yapabilmek için mesleklere karşı ilgili olmadır.

Merak; yeni ya da sıra dışı bir şey için bilgi edinme isteğidir.

Merak; yeni ya da sıra dışı bir şey için bilgi edinme isteğidir.

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Fazla meraklı olmak kötü bir şey değildir. Çocuk da merak etmenin kötü bir şey olacağını düşünerek öğrenme konusunda isteksizlik yaşayabilir.

Merak etmeye bağlı eylemler yaramazlık değildir.

İLGİNÇ BİLGİLER

Maria MONTESSORİ en iyi öğrenmenin merak ve ilginin olduğu durumlarda ortaya çıktığını savunmaktadır.

Yapılan bir araştırmada öğretmenler, çocukların kendi seçmediği etkinliklerde, tek duyuya hitap eden etkinliklerde ve önemsiz, güncel olmayan, soyut konularda meraklarını çekmede zorlandıklarını belirtmişlerdir(Soydan,2003).

Yapılan araştırmalar toplumdaki her bireyin aynı merak düzeyiyle doğmadığını, kimi insanların ilgi alanları doğuştan çok geniş ve merakları çok yüksek olduğunu desteklemektedir. Ancak belirtilen “Doğuştan Meraklı” azınlık toplumun %7-10’luk kısmıdır. (http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_1879.htm)

1975 yılında Kanadalı araştırmacı Rubin, “Kimler çok iyi dil öğrenir?” sorusunun yanıtını bulmak için bir araştırma yapıyor. Tahmin edilenin aksine, en çok ihtiyaç duyan, en iyi öğrenen olmuyor. En iyi öğrenenler o dilin kültürüne merak ve ilgi duyanlar çıkıyor.

Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Prof. George Loewenstein, yaptığı bir araştırmada; bir grup üniversite öğrencisine sorular sorar ve bu soruların yanıtlarını kendisi verir. İkinci gruba da aynı soruları sorar ama yanıtları vermeden önce öğrencilerden yanıtları tahmin etmelerini ister. Bu sırada öğrencilerin beyin faaliyetlerini inceler. Birinci gruptakiler soruların yanıtlarını hemen öğrendikleri için, beyinlerinde herhangi bir hareketlilik oluşmaz ve  konuya ilgilerini kaybederler.  İkinci gruptakilerin beyninde ise büyük bir hareketlilik oluşur. Zihinleri, soruyla yanıt arasındaki boşluğu doldurmak için çaba gösterir. Bu öğrenciler, aynı zamanda, yaptıklarından çok keyif alırlar. Merak insana enerji ve keyif verir. (http://www.temelaksoy.com/insanin-ilerlemesinin-temelinde-merak-durtusu-vardir/)

Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlhan İnan Akademik felsefede merak konusundaki çalışmalar yaparak doğrudan merak konusunda dünyadaki ilk felsefe dersini 2005’te vermeye başlamıştır.

Merak ve yaratıcılık arasında pozitif yönde ilişkinin olduğuna dair araştırmalar mevcuttur.

Aile ve çocuk arasında iyi bir iletişim olması, çocukların merak duygusunda artış sağlıyor. Çünkü güçlü bir iletişimde dinlemek ve sorularına sabırla cevap vermek merakı ve ilgilerin keşfini destekliyor.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Albert Einstein’ın “Hiçbir özel yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.” Şeklinde bir cümlesi vardır.

“İleri gitmeye devam edeceğiz, yeni kapılar açacağız, yeni şeyler yapacağız, çünkü biz meraklıyız ve merak bizi yeni yollara götürüyor.” ~ şeklinde bir cümle kuran Walt Disney, merakın hayatımızdaki önemine de vurgu yapmıştır.

İnsanlık tarihindeki bütün önemli icatlar ve keşifler merak duygusunun sonucudur. HYPERLINK "https://tr.wikipedia.org/wiki/Kristof_Kolomb" \o "Kristof Kolomb"Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfetmesi, Thomas Edison'un ampulü icat etmesi hep merak duygusundan kaynaklanmıştır.

Merak;

Hayatla ilişkiyi güçlendirir, olumlu duygularımızı ve hayata dair isteğimizi artırır.

Merak öğrenmenin olmazsa olmazıdır.

Alışkanlıklarını edinirken farklı yollar deneme ve pratik sağlama olanağı kazanır.

Merak ederek öğrendikleriyle, çocuk, sosyal anlamda kendi başına sorun çözme kapasitesini geliştirir.

Eğitim ve öğretim hayatında daha kolay güdülenebilir.

Kendi başına iş halletme becerisi gelişerek, kişiliğine olumlu kazanımlar sağlar.

Merak duygusu bastırılırsa gelişim durur ya da yön değiştirir.

Gelişim için böylesine önemli olan merak duygusu mesleki gelişim açısında da önemlidir.

Merak duygusu doğuştan gelen hayatımız boyunca devam eden bir duygudur. İnsan gelişimine yön vermektedir. Bu açıdan merak duygusu çocukların yeni alanlara yönelmesine ve yeni bilgiler öğrenmesine olanak sağlar.

Süreç içinde çocuk, merak duygusunu daha amaçlı ve planlı kullanmaya başlar. Merak duygusunu çoğunlukla başarabildiği ya da başarabileceğine inandığı ilgi alanlarına yönelik kullanır. Fakat bu durum onu yeni şeyler denemekten alıkoymaz. Gelişmesi, büyümesi ve sosyal çevresinin de genişlemesi ile birlikte yukarıda bahsettiğimiz sosyal kazançları elde edebilmek için yeni şeyler başarmak zorunluluğunu da hisseder.

Merak duygusu bastırıldığında ve engellendiğinde çocukların hayal güçlerini, kendilerini ortaya koyma ve kendilerini tanıma yetilerini ellerinden almış oluyoruz.

Çocuk hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri keşfederken merak duygusundan beslenir.

Merak duygusu; başarma, yeterlilik, üretkenlik ve onay alma duygularına göre yeni bir form kazanır.

Önceki yaşlarda araştırma, keşfetme, inceleme ve soru sorma şekilde olan bu duygu soyut dönemdeki yeni anlayış ile birlikte çocuğu amaçlı araştırmaya, denemeye ve eyleme sevk eder.

İlk çocukluk döneminde merak duygusu haz ilkesine dayandığı için sınırsız ve kontrolsüzdü. Bu nedenle bazı keşifler ve araştırmalar tesadüfe dayalı olarak ortaya çıkabiliyordu. Soyut düşünce dönemine geldiğimizde merak duygusu yine haz temelli fakat biraz daha kontrollü, planlı, amaca yönelik ve üretkenliğe dayalıdır.

Çocuk artık merak ettiği şeyleri keşfetmenin yanı sıra denemek, uygulamak ve sosyal kazançları elde edebileceği bir ürüne ya da performansa dönüştürmek ister.

çocukların merakı yaş ile beraber gelişip derinleşerek toplumsal içeriğe bürünür. Sosyalleşmenin hızlanmasıyla merak duygusu çocuğu yeni ilgi alanlarına yöneltir ve yeni sosyal ortamlara sokar.

Merak duygusu özellikle mesleki gelişim açısından başrol oynar. İlgi ve yetenekler özelinde çocuğun kendini tanıyarak benlik tasarlayabilmesi için merak etmeye ihtiyacı vardır.

Ergenlik döneminde bireyler, sürekli arayıştaymış gibi görünür ve hatta ne istediğini bilmiyormuş gibi de görünebilir. Bazen de yaşının gerekliliğinin üstünde şeylere ilgi duyabilir veya alakasız bir konuya dikkat kesilebilir. Bu dönem çokça yanlış ya da eksik yapabilir ve başarısız denemelerde bulunabilir. Çocuk bu denemelerin sonucunda kendine, kapasitesine ve şartlarına uygun işleri, aktiviteleri, davranış kalıplarını keşfederek dengeyi bulur. Akran ilişkilerinin de yoğun etki ettiği bu dönem çocuğun hem kendini, hem ilgilerini hem de yeteneklerini keşfedebilmesi, tanıyabilmesi ve anlamlandırabilmesi için çok gerekli bir evredir.

Örneğin, 5. sınıf öğrenci Ece okulda gitar kursuna katılırken okuldan arkadaşları ile okul dışında piyano kursuna da katılır. Öte yandan oturduğu siteden arkadaşlarının bateri kursuna katılması nedeniyle bu arkadaşları ile bateri kursuna katılma noktasında ısrarcı olabilir. Görüldüğü gibi bu arayış akran hayatına adapte olmanın yanı doğal ve cesur denemelerden oluşur.

Merak duygusu geçiştirilirse gerçekçi olmayan bilgiler verilirse, bastırılırsa, ertelenirse çocuğun aynı zamanda mesleki gelişimi de sekteye uğrar. Mesleki gelişim açısından regresyon yaşayan çocuğun mesleki ilgileri kısıtlı kalır, yetenek keşfine de ket vurulur. Hatta gelişimsel (İçe kapanma, uyum sorunları, okul reddi v.b.) ve patolojik sorunları da (Fobik bozukluklar, anksiyete bozuklukları v.b.) beraberinde getirir. Çocuk mesleki benlik tasarımı bağlamında ilgi alanlarını belirlemede yetersizlik yaşar. Bu durum onu yeteneklerini bir kısmını fark edemeyeceği anlamına gelir ki bu durumda seçimler noktasında bağımlı bir bireyi kendi elimizle yaratmış oluruz. Mesleki gelişim seçimlerden oluşur. Seçebilmek için seçenek çeşitliliğine ihtiyaç vardır. Çocuk bu çeşitliliği merak duygusu ile oluşturabilir.

Çocuk bu sayede kendi benlik algısına yönelik keşifler yaparken diğer yandan çevresindekilere de neler yapabileceğini göstermeye çalışır. Potansiyeli ekseninde ilgi ve yeteneklerini tanımaya başlayan çocuk kendi ile ilgili gerçeğe yakın çıkarımlar yapabilir duruma gelir. Bu gerçekçi çıkarımlar 14-15 yaşından itibaren bir temele oturarak hayatı ile ilgili karar mekanizmasına yön verir.

Çocuğun doğru ilgi alanlarını keşfedebilmesi için merak etmesine ihtiyaç vardır. Merak duygusu çocuğu eyleme sevk eder. Bu eylemler daha sonra ortak özelliklerine göre kategorize edildiğinde ilgi alanlarına dönüşecektir. İlgi alanları ise çocuğun kendisine en uygun ilgileri seçmesine, yeteneklerini keşfetmesine ve mesleki benlik tasarımını doğru yapmasına olanak sağlayacaktır. Örneğin çocuğun klasik gitar çalmak istemesiyle başlayan süreç elektrogitar, bağlama, bateri çalma denemeleri ile devam edebilir. Bu denemeler hepsi müzik ilgisi odaklı olduğundan bu çocuğun ilgi alanlarından biri müzik ilgi alanıdır diyebiliriz. Müzik ilgi alanı içerisinden hangi ilgi belirecek ve netleşecek onu bu denemelerle birlikte yeteneği şekillendirecektir. Bazen bu denemelerin bütünü başarısızlıkla sonuçlanabilir bu durumda da müzik ilgi alanı çocuğun ilgi alanı değil yargısına ulaşmış olacağız… Denemelerin başarısız olması da en az başarılı olması kadar değerlidir. Bu nedenle başarısız denemelere izin verilmeli ve sürecin çocuğu ikna etmesine izin verilmelidir.

Bu dönem merak duygusu çocukları ilgiler konusunda “en”lere taşır. Çocuk bu dönemde popülerite, prestij, beğeni potansiyeli yüksek olan ilgilere ve mesleklere merak duyar. Bu yönelim, başarma ve yeterlilik duygularına bağlı olarak beğeni ve onay alma arzularından kaynaklanmaktadır.

Merak duygusu yeni deneyimleri yeni deneyimlerde çocuğu çokça konuşmaya ve anlatmaya sevk eder. Çocuklar merak duygusuna bağlı olarak yeni duyduğu, öğrendiği veya yapabildiği şeyleri çokça anlatma ya da gösterme eğilimde olurlar. Bu hem onay almak hem de başarmak temelli olduğundan iletişim konusunda isteklidirler. Çocuk uygun koşullarda dinlenmezse veya doğru reaksiyonu göremezse durağanlaşır ve denemekten vazgeçer. Özellikle bu dönemde mesleki ilgi ve mesleklere yönelik çokça soru sorma ve konuşma eğilimindedir.

Çocuğun merak duygusundan kaynaklı olarak yaptığı araştırma, inceleme, keşifler zaman zaman aile ve çevre tarafından yaramazlık olarak nitelenebilmektedir. Hatta çocuktaki merak, araştırma ve bilgi edinme girişimleri yetişkinlerin rahatsız olmasına neden olabilmektedir. Aslında çocuğun bu davranışları heves, arzu, anlık ihtiyaçların karşılanmasına dönüktür. Örneğin çocuğun yakın arkadaşınızın mesleği hakkında sorduğu sorular sizi kızdırabilir ya da saçma gelebilir. Örneğin ne kadar para kazanıyorsun, işini yaptığın için insanlar seni seviyor mu gibi…

“EBEVEYN OLARAK NE YAPABİLİRİM?” cevapları

Çocuğun merakı bir ilgi alanına yöneldiğinde çocuğun merak duygusunu yöneldiği ilgi alanında tatbik edebilmesi için bir eylem planı yapın. Örneğin, son dönemlerde aşçılıkla ilgili merakı olan bir çocuğun buna dönük eylemde bulunması planlı bir şekilde desteklenebilir. Örneğin aşçılığa merak duyan bir çocuğa merak duygusunu gidermek için planlanmış görevler verilebilir. Somutlaştırmak gerekirse kendi geniş ailesinde aşçı olup olmadığını araştırması görevi verilebilir. Ya da bir restaurantı geziye gidip oradaki aşçıyla sohbet etmesi sağlanabilir.

Eylemler çocuğun bağımsız olarak yapabilmesi noktasında desteklenebilir. Yine merak duygusunu eyleme dönüştürürken doğru bir plan yapması desteklenebilir.

Çocuğunuzun merak ettiği şeyleri denemesi, uygulaması ve sosyal kazançları elde edebileceği bir ürüne ya da performansa dönüştürme isteğini destekleyin.

Mesela neyi neden merak ettiği sorusunu kendisine sorması istenebilir. O ilgi alanı ya da meslek hakkında bilgi alırken ne tür sorular sorması gerektiği üzerine bir ön çalışma yapabilir. Böylece çocuk cevaplarının bir kısmını eyleme geçmeden bulabileceği gibi merak duygusunu daha amaçlı ve planlı kullanmış olur.

Çocuklar merak duygusuna bağlı olarak yeni duyduğu, öğrendiği veya yapabildiği şeyleri çokça anlatma ya da gösterme eğilimde olduğundan onları dinlemelisiniz.

Özellikle bu dönemde mesleki ilgi ve mesleklere yönelik çokça soru sorma ve konuşma eğilimindedir. Sorularına cevap vermelisiniz, eğer cevaplandıramadığınız sorular varsa bunu bende bilmiyorum, haydi beraber öğrenelim diyerek araştırma yapmalısınız.

Çocuğun merak duygusundan kaynaklı olarak yaptığı araştırma, inceleme, keşifleri yaramazlık olarak nitelendirmeyin.

GG

Yazan: Psikolojik Danışman Gökben Gökçeer

Bireysel Psikoterapi, Çocuk & Ergen Danışmanlığı ve Eğitim Koçluğu

Randevu Alın